ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ-TÜRKOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
Anasayfa | Makale Bilgi Sistemi | Konu Dizini Yazarlar DiziniKaynaklar Dizini | Makale-Yazar Listesi |  Makale Sayısı-Tarih Listesi | Güncel Türkoloji Kaynakçası

Atatürk Araştırmaları || Çukurova Araştırmaları || Halkbilim || Dilbilim || Halk Edebiyatı || Yeni Türk Dili || Eski Türk Dili
Yeni Türk Edebiyatı || Eski Türk Edebiyatı || Dil Sorunları || Genel || Tiyatro || Çağdaş Türk Lehçeleri

 

İLKÖĞRETİM TÜRKÇE SÖZLÜKLERİNİN
HAZIRLANMASINDA TEMEL ÖLÇÜTLER

Yrd. Doç. Dr. Özay KARADAĞ*

TÜBAR-XXX-/2011-Güz/

ÖZ: Her türlü eğitim-öğretim etkinliğinin planlanmasında ve ha¬
zırlanmasında hedef kitlenin özelliklerinden hareket etmek, süreci başarı¬
ya taşır. Bir öğretim aracı olarak kullanılan sözlüklerin hazırlanmasında
da sözlüğü kullanacak hedef kitlenin özellikleri, ilgi ve ihtiyaçları dikkate
alınmalıdır.

Bir dilin genel ve büyük sözlükleri, sözlerin anlamlarının detay-
landırılarak verildiği, deyimsel kullanımlarının ve farklılıklarının göste¬
rildiği, örnek kullanımlarının sıralandığı, hatta söyleniş şekillerinin belir¬
tildiği kapsamlı başvuru kitaplarıdır. Genel sözlükler, bir ilköğretim öğ¬
rencisi için taşınamayacak kadar ağırdır ve anlam birimlerinin öğrenci se¬
viyesinin üstünde olması sebebiyle işlevsel değildir.

Sözlük hazırlama amacının belirlenmesi, ortaya çıkacak kitabın ni¬
teliğini doğrudan belirlemektedir. Sözlük, hangi hedef kitle için hazırlanı¬
yorsa onların özelliklerine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Okul
sözlüklerinin hazırlanmasında da bu kural geçerlidir. İlköğretim çağındaki
çocuklar için hazırlanacak sözlükler öğrencilerin hem fiziksel hem de dil
seviyelerine uygun, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili bir biçimde kullan¬
malarına yardımcı olmalıdır.

Bu çalışmada, “İlköğretim öğrencileri açısından okul sözlüklerinin
önemi nedir?” ve “İlköğretim öğrencilerinin Türkçe eğitiminde yararlana¬
cakları sözlüklerinin nitelikleri nasıl belirlenebilir?” sorularına yanıt ara¬
nacak, bir eğitim-öğretim aracı olarak okul sözlükleri tartışmaya açılacak¬
tır.

Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Sözlük, Türkçe Sözlük,
Okul Sözlüğü, İlköğretim Türkçe Sözlük.

Cumhuriyet Üni. Eğt. Fak. ozaykaradag@gmail.com

The Cardinal Principles in the Process of Preparing the Primary
School Turkish Dictionaries

ABSTRACT: It is essantial to take in to consideration the needs
of the target group at the initial phase of any kind of educational activity
such as praparation, planning and training ect. reaching the goal with suc¬
cess. Also, in praparing the Turkish language dictionaries the same prin¬
ciple that is considering the levels and the needs of the stutents is of great
importance.

General language dictionaries may be regarded as reference books
and moreover, they are not within the range of primary students’ cogni¬
tive level thus not in proper functional use. Determining the aim of pre¬
paring a dictionary determines the quality of the dictionary directly .If a
dictionary is prepared for a target group, it must be well-adjusted to their
needs and interests. This rule is available for preparing school dictionaries
as well. Dictionaries that will be prepared for elementary graders should
be well-adjusted to students’ language and physical developments and
help them use Turkish correctly, effectively well.

In this paper, responds for these questions -‘What is the impor¬
tance of a dictionary for elementary graders?’ and ‘How can the qualifica¬
tions of dictionaries that will be intended to be prepared for elementary
graders be determined?’- will be searched for. And as an educational toll,
school dictionaries become an issue that will be discussed.

Key Words: Turkish Education, Dictionary, Turkish Dictionary,
School Dictionary, Elementary School Dictionary.

I. Giriş

Türkçe Sözlük sözlük kelimesini, “Bir dilin bütün veya belli bir
çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak ta¬
nımlarım yapan, açıklayan veya başka dillerdeki karşılıklarını veren
eser, lügat.”,
(2005: 1806) olarak tanımlamaktadır. Söz varlığının iki
unsuru -kelime ve deyim- üzerinden gerçekleşen bu tanımlama genel
hatlarıyla doğru olmakla beraber, söz varlığının diğer unsurlarını dışarıda
bırakması sebebiyle eksiktir.

Aksan sözlüğü daha kapsayıcı bir şekilde, “Bir dilin (ya da birden
çok dilin) sözvarlığını, söyleyiş biçimleriyle, yazımlarıyla veren, bağımsız
biçimbirimleri temel alarak bunların başka öğelerle kurdukları söz öğe¬
leriyle birlikte anlamlarını, değişik kullanımlarını gösteren sözvarlığı
kitabı.”
(Aksan 1998: C.III, 75) olarak tanımlar. Bu tanım, sözlük kavra¬
mını çok daha net olarak ortaya koymaktadır. Bir dilin genel sözlükleri
için geçerli olan bu tanımlamalar, özel amaçla hazırlanmış sözlükler için
farklılaşmaktadır.

TÜBAR-XXX-/201 1-Güz/İlköğretim Türkçe Sözlüklerin Hazırlanmasında...

Sözlükler, kapsamı ya da düzenlenişine göre farklı şekillerde ad¬
landırılmaktadır. Söz varlığı unsurlarına yönelik olarak hazırlanan terim
sözlükleri, atasözü sözlükleri, deyim sözlükleri; düzenlenişine göre (Ko¬
caman, 1998: 11)
“kavramlar dizini (thesaurus), uyak sözlükleri, tersten
abece düzenli sözlükler (reverse distionaris)”;
sözlükbilim açısından
konu ve yöntemlerine göre (Kocaman 1998: 111)
“betimlemeli/kuralcı
sözlükler, eşzamanlı/artzamanlı sözlükler, genel/teknik sözlükler, genel
kullanım/öğrenim amaçlı sözlükler, tek dilli/iki ya da çok dilli sözlükler”,
şeklinde sözlüklerle karşılaşmak mümkündür. İlköğretim öğrencilerinin
kullandığı okul sözlükleri genel kullanım/öğrenim amaçlı, kapsamı
daraltılmış sözlüklerdir.

Hazırlanış amacına ve düzenleniş şekline göre farklı adlandırılsalar
da sözlük, özelliği itibari ile bir başvuru kitabıdır ve dil eğitimi-
öğretiminin temel araçları arasında yer alır. Gerek ana dili öğretiminde
gerek bir dilin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılan sözlükler eğitim
ortamı oluştururlar.

II. İlköğretim Öğrencileri İçin Okul Sözlüklerinin Önemi

İlköğretim okullarında, Türkçe eğitiminin temel araçlarından biri
de okul sözlükleridir. Sözlük, bir başvuru kitabı olarak, özellikle anlama
becerilerinin kullanılmasında önemli bir eğitim ortamı oluşturur. Öğren¬
ciler için dinleme ve okuma sırasında karşılaşılan ve anlamı çözülemeyen
sözler için sözlüğe başvurmak, geçerli ve güvenilir bir yoldur. Anlatma
becerilerinin kullanılmasında sözlük, aktarılacak anlamın karşılığının
doğrulanması, doğru yazımın ve söyleyişin belirlenmesi açısından öğren¬
ciye rehberlik etmektedir.

Her bakımdan gelişme çağında olan ilköğretim öğrencileri gerek
günlük yaşamlarında gerek derslerde bilmedikleri sözlerle karşılaşırlar.
Bu karşılaşmalar doğru biçimde değerlendirilirse, öğrencilerin söz varlığı
gelişimi açısından bir
fırsat oluşturur. Anlamı bilinmeyen ve/veya kulla¬
nıldığı bağlam yardımıyla çözülemeyen sözlerin sözlük yardımıyla kav¬
ranması, öğrencilerin
anlamlar dünyasını zenginleştirir. İlköğretimde,
öğrencilere bilinmeyen sözler için
sözlük kullanma alışkanlığı (Yaman
2010) kazandırmak, onların akademik başarılarını olumlu etkileyecektir.

Türkçenin söz varlığını içeren genel ve büyük sözlüklerin ilköğre¬
tim öğrencileri için işlevsel olmadığı açıktır. Genel sözlükler, sözlerin
anlamlarının detaylandırılarak verildiği, deyimsel kullanımlarının ve fark¬
lılıklarının gösterildiği, örnek kullanımlarının sıralandığı, hatta söyleniş
şekillerinin belirtildiği kapsamlı başvuru kitaplarıdır. Dilin söz varlığının
büyük kısmını barındıran bu tip sözlükler ya çok büyük bir cilt ya da
birden fazla ciltten oluşmaktadır ve öğrenciler için ev ile okul arasında
taşınabilir olmaktan oldukça uzaktır. İlköğretim öğrencilerinin ihtiyaçla¬
rını karşılayabilmek amacıyla hazırlanacak sözlük, genel ya da özel
amaçlı diğer sözlüklerden farklı olmak durumundadır. Aksan’ın (1998:
85) da belirttiği gibi sözlük hazırlamada amacın doğru olarak belirlenme¬
si en önemli noktayı oluşturtur ve bu noktada amaç, ilköğretim öğrencile¬
ri için
işlevsel bir sözlük hazırlamaktır.

İlköğretim, 7-14 yaş aralığım içine alır. İlköğretim birinci sınıftaki
öğrenci ile son sınıftaki öğrenci arasında sekiz yaş fark bulunmaktadır.
Çocukluk dönemindeki sekiz yıllık süre gerek fiziksel gerek bilişsel geli¬
şim bakımından çok büyük farklılıklar doğurmaktadır. Bu sebeple, ilköğ¬
retim birinci sınıftaki öğrencilerin anlama ve anlatma düzeyi ile ilköğre¬
tim ikinci kademe öğrencilerinin (6, 7 ve 8. sınıflar) anlama ve anlatma
düzeyleri arasında bir karşılaştırma yapmak neredeyse imkânsızdır. Fi¬
ziksel gelişim bakımından da benzer bir durum söz konusudur. Bu sebep¬
le yaş düzeylerine göre eğitim araçlarının
seviyelendirilmesi bir zorunlu¬
luk olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlköğretim öğrencileri için sözlük hazırlarken öğrencilerin tamamı¬
nı aynı düzeyde kabul etmek imkânsızdır. İlköğretim çağını kendi içinde
alt düzeylere ayırarak bunlara uygun okul sözlükleri hazırlamak gerek¬
mektedir. Düzeyin belirlenmesi her yaş grubu için gerçekleştirilebilirse
de Türkiye şartlarında öğrencilere her yıl yeni bir sözlük edinme zorunlu¬
luğu getirmek çok geçerli olmayacaktır. Bu sebeple, mevcut ilköğretim
sistemi içindeki bölümlemelerden yararlanılabilir. İlköğretim eğitimi
temelde birinci (1, 2, 3, 4 ve 5. sınıflar) ve ikinci kademe (6, 7, 8. sınıflar)
olarak ikiye ayrılmaktadır. İkinci bir bölümleme, ilköğretim birinci ka¬
deme birinci devre (1, 2, 3. sınıflar) ve ilköğretim birinci kademe ikinci
devre (4 ve 5. sınıflar) şeklindedir. İlköğretim sözlükleri bu düzeyler
dikkate alınarak hazırlanabilir.

Bazı yayınevleri ilköğretim sözlüklerini hazırlarken ilköğretim bi¬
rinci ve ikinci kademeyi esas almaktadır. Örneğin, Berk Yayın Dağıtım
tarafından yayımlanan (Kara Tarihsiz-a1) Yeni Türkçe Sözlük’ün kapa¬
ğında “(1-2-3-4-5. Sınıflar İçin)” açıklaması yer almaktadır. İkinci kade¬
me için aynı yayın evi tarafından aynı isimle yayımlanan (Kara Tarihsiz-
b2) sözlüğün kapağında “(6-7-8. Sınıflar)” açıklaması yer almaktadır. Her
iki sözlüğün fiziksel büyüklükleri eşittir. 1-5. Sınıflar için olanı 588 say¬
fa, 6-8. sınıflar için olanı ise 586 sayfadır. İki sözlük arasında yazı büyük¬
lükleri bakımından farklılık bulunmasına rağmen, kelimelerin karşılıkla¬
rının verilmesinde farklılık söz konusu değildir.

İlköğretim altıncı sınıf çalışma kitabında (MEB Komisyon, 2011:
22), öğrencilerin sözlükten anlamlarını öğrenmeleri istenen “roman”
kelimesi Berk Yayın Dağıtım’ın ilköğretim ikinci kademe için hazırladığı
Yeni Türkçe Sözlük’te (Kara, Tarihsiz-b: 414)
“is. İnsanın veya çevrenin
karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve
tutkularını çözümleyen, olmuş gibi düşünülen veya gerçek olaylara ve
gözlemlere dayanan uzum anlatıma dayalı bir edebiyat türü.”;
“sanat”
kelimesi ise, (Tarihsiz-b: 423)
“is. Bir duygunun, bir tasarının veya gü¬
zelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım so¬
nucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.”
şeklinde tanımlanmaktadır. Bu
kelimeler ilköğretim birinci kademe için hazırlanan Yeni Türkçe Söz-
lük’te (Kara Tarihsiz-a: 413, 422) birebir aynı ifadelerle yer almaktadır.
Bu sözlüklerin hazırlanmasında ilköğretim birinci ve ikinci kademe ayrı¬
mı yapılmasına rağmen, anlam birimlerinin oluşturulmasında yaş düzey¬
leri arasındaki farklılıkların dikkate alınmadığı açıkça görülmektedir.

Yukarıda verilen örnekten de anlaşılacağı üzere farklı seviyeler
için hazırlanan sözlüklerde, düzey farklılığını sadece yazı büyüklüğü ile
sağlamak geçerli bir yol değildir. Sözlerin karşılıkları verilirken ilgili yaş
düzeyinin algılama seviyesi dikkate alınmalıdır. Kavramların tanımlan¬
ması ve örneklendirilmesinde, öğrencilerin kullandığı cümlelerin uzun¬
luklarının bilinmesi buna uygun olarak tanımların oluşturulması ilk dik¬
kat edilmesi gereken en önemli husustur.. Açıklamalar yapılırken, öğren¬
cilerin sahip olabileceği söz varlığından hareket etmek sözlüğün işlevsel¬
liğini arttırır. Öğrencilerin anlama ve anlatım özelliklerinin bilinmesi ve
anlam birimlerinin buna göre oluşturulması gerekir.

İlköğretim öğrencilerinin kullandıkları mevcut sözlüklerdeki bir
başka sorun da bu sözlüklerin genel sözlüklerden küçültme/kısaltma yo¬
luyla hazırlanmasıdır. Sözlüğü hazırlayan kişi tamamen kendi öngörüsüy¬
le bir kısım maddeleri sözlüğe almakta, öğrencilerin işine yaramayacağını
düşündüğü maddeleri de dışarıda bırakmaktadır. Sözlüğe alınan maddele¬
rin de daha çok ilk birkaç anlamı verilmekte, çoğunlukla örnek kullanım¬
lar da dışarıda bırakılmaktadır. Bu yaklaşım nesnel olmaktan son derece
uzaktır. Sözlüğe alınacak maddelerin belirlenmesi bu çalışmanın deva¬
mında ortaya konacak nesnel ölçütlere dayanmalıdır. İlköğretim öğrenci¬
leri için hazırlanacak sözlüklerin fiziksel özelliklerinin nasıl oluşturulaca¬
ğı, çalışmanın devamında da temas edilen, içerik/kapsam özelliklerinin
nasıl düzenleneceği ayrı bir tartışma konusudur.

III. İlköğretim Sözlüklerinin Biçimsel Özellikleri

Sözlüklerin biçimsel özellikleri, ilköğretim öğrencileri açısından
son derece önemlidir. Öğrencilerin söz varlığım zenginleştirme çalışma¬
larında temel araç olarak kullandıkları sözlüklerin bu özellikleri, sözlük
kullanma alışkanlığı açısından belirleyici bir rol oynamaktadır. Biçimsel
özellikleri itibariyle uygun olmayan sözlükler, öğrencilerin başvuru iste¬
ğini olumsuz yönde etkilemektedir. Okul sözlüklerinde bulunması gere¬
ken temel biçimsel özellikler şu şekilde sıralanabilir:

1. Taşınabilir olmalıdır.

İlköğretim sözlükleri, her seviye için geçerli olmak üzere, öğrenci¬
lerin kolaylıkla taşıyabilecekleri ağırlıkta/büyüklükte hazırlanmalıdır.
Sözlüğün taşınabilirliğini; boyutları ve sayfa sayıları ile kullanılan kâğı¬
dın cinsi belirlemektedir. Okul sözlüklerinin hazırlanmasında sınırlayıcı
temel etken budur. Başvuru ihtiyacı duyan öğrencilerin yanlarında söz¬
lüklerinin bulunması, sözlük kullanma alışkanlığını da olumlu yönde
etkileyecektir. Bu sebeple sözlükler, öğrencilerin okul çantalarında yer
bulabilecek büyüklükte hazırlanmalıdır.

Değişik yayınevleri tarafından hazırlanan ilköğretim sözlükleri in¬
celendiğinde boyutları, sayfa sayıları ve kâğıt türlerinde önemli farklılık-
lara3 rastlanmaktadır. Birbirleriyle kıyaslandığında, iki kattan daha fazla
büyüklük farklılıklarının görüldüğü ilköğretim sözlükleri için kabul edi¬
lebilir boyutların belirlenmesi ve yayınevlerinin bu boyutları esas alması
gerekir. Sözlük büyüklüğünün belirlenmesinde, sözlükte hangi maddele¬
rin yer alacağı, seviyelere göre açıklamaların nasıl yapılacağı, maddelerin
temel anlamlarının dışındaki anlamlarının hangi öncelikle ve ne oranda
verileceği, deyimsel kullanımlarına ne oranda yer verileceği, ne kadar
örnek kullanımın bulunacağı vb. sorularının cevaplanması önemli husus¬
lardır.

Sözlük sayfalarının iki sütun şeklinde düzenlenmesi sebebiyle,
açıklamaların sütun içinde düzgün bir biçimde yer alması açısından, söz¬
lüklerin eni-genişliği önem arz etmektedir. Bu çalışma için incelenen
sözlüklerde sütun genişlikleri, 3,5 cm (Teres 2009), 3,8 cm (Püsküllüoğlu
2009), 4 cm (TDK Komisyon, 2009) ve 5 cm’dir (Dolunay 2009). Okul
sözlüklerinde sütun genişliklerinin dar olması ve satırların iki yana yasla¬
narak düzenlenmesi, kelimeler arasındaki standart boşlukları değiştirmek¬
te, bu da okuma becerisi açısından olumsuzluğa sebep olmaktadır. Bu
sorunun giderilmesi için Türkçedeki harf ve hece sayısı bakımından orta¬
lama kelime uzunlukları dikkate alınmalıdır. Sezgin (1992)’in verilerin¬
den hareketle Onan (2005: 228), Türkçedeki ortalama kelime uzunluğu¬
nun 5 birimden (harf) meydana geldiğini, beş harften oluşan ortalama
kelime uzunluğu değerinin de 2.50 hece uzunluğuna karşılık geldiğini
bildirmektedir. Türkçede harf ve hece sayısı bakımından kelime uzunlu¬
ğunu gösteren bu ortalama değerler sözlük satırlarının uzunluklarını belir¬
lemede ölçüt olarak kullanılabilir.

Sözlük boyutlarının belirlenmesinde yazı büyüklüğünün önemi
kayda değerdir. Sözlük hangi düzey için hazırlanıyorsa o yaş aralığının
kolay algılayabileceği yazı büyüklüğü belirlenmeli, ebatlar bu büyüklüğe
göre oluşturulmalıdır.

2.    Kapağı ile cildi kaliteli ve dayanıklı olmalıdır.

Öğrencilerin sıklıkla kullanmalarını istediğimiz okul sözlükleri da¬
yanıklı olmalı, kolayca dağılmayacak biçimde hazırlanmalıdır. Cildi da¬
ğılmış bir sözlüğün sayfalarını bir arada tutarak korumak ve bu sözlükten
hızlı bir şekilde faydalanmak, öğrenciler için oldukça güçtür. Bu durum,
sözlük kullanma alışkanlığını olumsuz yönde etkiler.

Ciltleme bakımından sözlüklerde farklılıklar görülmektedir. Mev¬
cut ilköğretim sözlüklerinin birçoğunda selefon kaplı karton kapak bu¬
lunmakta ve Amerikan ciltleme tekniği kullanılmaktadır. Bu tip sözlük¬
ler, kullanım sıklığı arttıkça dağılmaktadır. Ciltleme bakımından Türk Dil
Kurumu (Komisyon 2009) ve Arkadaş Yayınevi (Püsküllüoğlu 2009)
tarafından yayımlanan sözlükler örnek gösterilebilir. Bu sözlüklerde for¬
malar fasikül şeklinde oluşturulmuş ve ortalarından iple dikilerek klasik
ciltleme tekniği kullanılmıştır. Bu sözlüklerin ciltlerinin kullanım sırasın¬
da dağılması söz konusu değildir.

3.    Albenisi olmalıdır.

Albeni, öğrenciler açısından ilgi çekici bulunma durumudur. İlköğ¬
retim çocuklarının dünyası son derece renklidir ve bu yaştaki öğrenciler
her türlü araç ve gereçte kendi dünyalarının yansımalarını ararlar. Özel¬
likle sözlüklerin kapakları, öğrencilerin bu özellikleri dikkate alınarak
tasarlanmalıdır.

“Çocuk için kapak çok önemlidir. Yetişkinler kitabı, kapağın
albenisi için değil yararlı olduğu için tercih ederler. Oysa çocuklar
için kitap, kapağından başlayarak çocuğu kendine çekmelidir. Ka¬
pak resmi, kullanılan renkler, çocuğun renkli dünyasına hitap et¬
melidir. Sırt yazısı mutlaka bulunmalıdır. Sağlam, dayanıklı, çabu¬
cak yıpranmayacak kapak ve uzun süre saklanabilecek güzel kom-
pozisyonlu bir kapak, çocuk için daima ilgi çekicidir”
(Soylu Ko-
yuncu-Kaptan 2005: 257).

İlköğretim birinci kademe, özellikle birinci devre (1-3. sınıflar) öğ¬
rencileri için resimli sözlükler ilgi çekicidir. Açıklanan kavramların re¬
simlerinin sözlükte yer alması, ilgili anlamın öğrencinin zihninde kalıcı
olması bakımından önem taşımaktadır. İlköğretim sözlüklerinde yer alan
bütün maddeler için olmasa bile en azından bazı kavramların resminin
kullanılması, sözlüğün ilgi çekiciliğini arttıracaktır.

4. Yazı tipi sade, yazı büyüklüğü yaş düzeyine uygun olmalıdır.

Sözlükler bilgilendirici başvuru kitaplarıdır. Bilgilendirici içeriğin
aktarılmasında düşünülmesi gereken ilk şey, tam ve doğru olarak algıla¬
nabilecek şekilde düzenlenmesidir. Bu sebeple, yazının hedeflenen yaş
düzeyindeki öğrenciler tarafından kolay algılanabilecek tipte ve büyük¬
lükte ol
ması gerekir. Algılamanın kolaylığı, okunabilirliği olumlu etkile¬
mektedir.

Okul sözlükleri hazırlanırken öğrencinin dikkatini dağıtmayacak,
okuma açısından kelime tanıma süresini geciktirmeyecek bir yazı tipi
belirlenmelidir.
“Göz, tasarım yüzeyi üzerinde öncelikle şekil ve renk
alanlarını algılar”
(Soylu Koyuncu-Kaptan 2005: 257). Süslü yazı karak¬
terleri yerine, sade kolay algılanabilir yazı karakterlerinin kullanılması
sözlüğün okunabilirlik özelliğini arttıracaktır.

Sözlüklerdeki yazı büyüklükleri öğrenci seviyesine uygun olarak
belirlenmelidir. Yazı büyüklüğü özellikle ilköğretim 1-3. sınıf öğrencileri
açısından önem arz etmektedir. Okuma ve yazma becerilerini bu dönem¬
de kazanan öğrenciler, okuma becerisinde tam uzmanlaşmadıkları için
kullanacakları sözlüklerde kolayca algılayabilecekleri yazı büyüklüğü ile
karşılaşmalıdır. Sözlüklerde kullanılacak yazıların büyüklükleri, ilköğre¬
tim 1-3. sınıflar için 14, 4-5. sınıflar için 12 ve 6-8. sınıflar 10 punto ola¬
rak belirlenebilir. Yazı büyüklüğü ile satır uzunlukları arasındaki dengeyi
sağlamak için ilköğretim 1-3. sınıflar için hazırlanacak sözlüklerin ebatla¬
rı artırılabilir.

5.    Baskı-renk kalitesi yüksek olmalıdır.

Okumanın birinci basamağı duyu alımıdır. Göz sayfa üzerindeki
yazı sembollerini kolaylıkla ve net olarak algılamalıdır. Duyu alımı açı¬
sından baskı-renk kalitesi belirleyicidir. Soluk ya da belirsiz baskılı söz¬
lüklerin okunmasında duyu alımı süreci gecikmekte ya da yanlış algıla¬
maya sebep olmaktadır. Bu açıdan sözlüklerin hazırlanmasında baskı-
renk kalitesine önem verilmelidir.

Sözlük maddelerinin tanım ya da açıklamalardan kolayca ayrıla¬
bilmesi için koyu ya da farklı bir renkle yazılması, sözlüğün kullanımını
kolaylaştırmakta, bu da sözlüğün işlevselliğini arttırmaktadır. Sözlük
maddelerinin yazımında tercih edilen farklı renkler, genellikle
kırmızı ve
mavidir. Sözlük hazırlanırken madde yazımı için bu renkler tercih edili¬
yorsa, mutlaka koyu tonda kullanılmalıdır.

İlköğretim sözlüklerindeki bir başka sorun da kullanılan kâğıt kali¬
tesine bağlı olarak, bir kâğıdın bir yüzündeki yazının diğer yüze yansıya¬
rak karmaşaya sebep olmasıdır. Genellikle düşük gramajlı kâğıt kullanıla¬
rak basılan sözlüklerde karşılaşılan bu durum, okumayı güçleştirmektedir.
Bu sebeple kullanılacak kâğıdın cinsine uygun bir baskı yöntemi seçilme¬
lidir.

6.    Sözlüğün başında, kullanma yönergeleri, kısaltmalar listesi ve
alfabe bulunmalıdır.

Sözlüklerin ilk bölümünde, ön sözün ardından, sözlüğün nasıl kul¬
lanılacağına ilişkin yönergelerin, sözlük içinde kullanılan kısaltmaların,
işaretlerin ve ardından alfabenin verilmesi öğrencilerin sözlükten verimli
bir biçimde yararlanmalarını sağlayacaktır.

IV. İlköğretim Sözlüklerinin İçerik/Kapsam Özellikleri

Sözlükler, bir başvuru kaynağı olarak bilgilendirici kitaplardır.
Sözlüğe başvurmada hedeflenen maddeye kolaylıkla ulaşmak, sözlüklerin
biçimsel özellikleri ile ilgiliyken, başvurunun karşılanmaması ya da öğ¬
renci açısından yeterli açıklamanın bulunmaması içerik özellikleriyle
ilgilidir. Başvuruları karşılanmayan, doğru ya da yeterli açıklama ile kar-
şılaşamayan veya düzeylerine uygun, anlayabilecekleri bir açıklamayla
karşılaşmayan öğrencilerin sözlük kullanma alışkanlığı olumsuz şekilde
etkilenir. Bu sebeple, sözlüklerin içerik/kapsam özelliklerinin ilköğretim
öğrencilerinin seviyelerine uygun olması gerekir. İlköğretim sözlüklerin¬
de bulunması gereken içerik/kapsam özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Öğrenci başvurusunu karşılamalıdır.

Bilinmeyen ya da anlamı konusunda karar verilemeyen sözler için
sözlüğe bakmak geçerli ve güvenilir bir yoldur. Sözlüklerin öğrencilerin
başvurularını yüksek oranda karşılaması beklenir. Öğrenci başvurusunu
karşılamak bakımından, mevcut ilköğretim Türkçe sözlüklerinin yeterli
olduğunu söylemek mümkün değildir. Güzel ve Karadağ’ın (2011) ilköğ¬
retim sözlükleri üzerinde yaptığı çalışmada ders kitaplarında yer alan ve
öğrencilerin sözlüğe bakma ihtiyacı hissedebilecekleri 50 kelime ile
Baş’ın (2006: 538-614) çalışmasında yer alan
“Çocuk Kitaplarının Yay¬
gın Kelime Listesi”nden
alınan 50 kelime ve sık kullanılan 10 deyim
sözlüklerde aranmıştır. İncelenen beş sözlükten dördünde bu başvuruları
karşılama oranı % 50’nin altında kalırken, bir sözlükte başvuruları karşı¬
lama oranı % 72 olarak tespit edilmiştir.

Sözlük maddelerinin belirlenmesinde izlenen yol, sözlüğün öğrenci
başvurusunu karşılaması bakımından önemlidir. Mevcut sözlüklerin bü¬
yük bir bölümü genel Türkçe sözlüklerden
kısaltma yoluyla hazırlanmak-
tadır. Sözlük yazarı, tamamen kendi öngörüsüne bağlı olarak, öğrencile¬
rin sözlükte arama ihtimali olduğunu düşündüğü maddeleri sözlüğe al¬
makta, yine öngörüsü doğrultusunda öğrencilerin ihtiyaç duymayacağını
düşündüğü maddeleri dışarıda bırakmaktadır. Nesnel olmayan bu yakla¬
şımın doğal bir sonucu olarak da ilköğretim sözlükleri öğrenci başvurula¬
rını karşılayabilir olmaktan uzaklaşmaktadır. İlköğretim sözlükleri genel
bir sözlükten kısaltma yoluyla değil, bu çağ öğrencilerinin ilgi, ihtiyaç ve
özelliklerinden hareketle yazılmalıdır.

İlköğretim sözlüklerinin öğrenci başvurularını karşılayabilmesi için
Türkçe için yapılmış sıklık çalışmalarından yararlanılmalıdır. Türk Dil
Kurumu tarafından yayımlanan
Yazılı Türkçenin Kullanım Sıklığı Sözlüğü
(Göz 2003) bu açıdan önemli bir çalışmadır. Hazırlanacak ilköğretim
sözlüğünün hangi yaş düzeyine ve ne hacimde olacağına bağlı olarak
belirlenecek oranlarla, bu çalışmada listelenen Türkçenin en sık kullanı¬
lan kelimeleri, sözlük maddesi olarak seçilip sözlüğün temeli oluşturula¬
bilir.

İlköğretim öğrencilerinin kelime sıklığı üzerine yapılmış çalışma¬
lardan seçilecek kelimeler sözlük maddesi olarak belirlenmelidir. Ülke¬
mizde, ilköğretim birinci ve ikinci kademe öğrencileri üzerine yapılmış
birden çok sıklık çalışması bulunmaktadır (Karadağ 2005; Kurudayıoğlu
2005; İpek Eğilmez 2010). Çocuk edebiyatı eserleri üzerine yapılmış
sıklık çalışmalarından (Baş 2006) elde edilen verilere de ilköğretim söz¬
lüklerinin hazırlanmasında yer verilmelidir.

Sözlük maddelerinin belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken bir
diğer unsur da öğretim programlarıdır. İlköğretim birinci kademe (MEB
2005) ve ilköğretim ikinci kademe (MEB 2006)
Türkçe Dersi Öğretim
Programları
tematik yaklaşımla hazırlanmıştır. Programlarda temalar ve
alt temalar belirlenmiş, ders kitaplarında yer alacak metinlerin bu temala¬
ra uygun olması şart koşulmuştur. Bu sebeple okul sözlükleri hazırlanır¬
ken bu temaların öncelikle
kavram alanları ile çağrışım alanları belir¬
lenmeli ve bunlar sözlüklerde maddeler hâlinde yer almalıdır.

Son olarak, ders kitaplarında yer alan metinler taranarak söz varlığı
unsurları belirlenmeli ve bu unsurlar ilköğretim sözlüklerine alınmalıdır.
Ders kitaplarının yürürlükte kalma süresi beş yıl olduğundan, bu zaman
aralığı dikkate alınarak ilköğretim sözlükleri güncellenmelidir.

2.    Sözlükbirimlerin tanımlanmasında ve açıklanmasında öğrenci
seviyesi dikkate alınmalıdır.

İlköğretim sözlüklerinde yer alan madde başlarının öğrencilerin
seviyesine uygun olarak tanımlanması veya açıklanması gerekir. Tanım¬
ların ve açıklamaların seviyeye uygun ve net olması, ilgili anlamı öğren¬
cinin zihninde canlandırmasını kolaylaştırır.

İlköğretim Türkçe sözlüklerinin, ilköğretim birinci kademe birinci
devre (1-3. Sınıflar), ilköğretim birinci kademe ikinci devre (4-5. Sınıflar)
ve ilköğretim ikinci kademe (6-8. Sınıflar) olarak üç seviyede hazırlana¬
bileceği yukarıda ifade edilmişti. Bu sınıf seviyelerinde yer alan öğrenci¬
lerin anlama özelliklerinin belirlenmesi ve sözlüklerin bu özelliklere uy¬
gun olarak hazırlanması sözlüklerin işlevselliğini arttıracaktır. Belirleme¬
de, öğrencilerin söz varlığı birikimlerinden, kelime sayısı bakımından
cümle uzunluklarının ortalama değerlerinden hareket etmek geçerli ola¬
caktır. Bir sözlükbirimin tanımının ya da açıklamasının öğrencilerin bil¬
diği söz varlığı unsurlarıyla yapılması ve cümle uzunluklarının öğrencile¬
rin anlayabileceği biçimde olması sözlükten yararlanma verimini arttıra¬
caktır.

3.    Anlam birimlerinin oluşturulmasında öğrencilerin bellek özellik¬
leri dikkate alınmalı ve sıralanmasında öğrenci açısından önemli olan
anlam birimleri vurgulanmalıdır.

Sözlükbirimlerin tanımları veya açıklamaları anlam birimlerinden
oluşmaktadır. Boz (2009: 174)
gazete sözlükbiriminin “1. Politika, eko¬
nomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu
veya yorumsuz her gün veya belirli aralıklarla çıkarılan yayın.”
(TDK
2005: 732) tanı
nın anlam bileşenlerini;

“1. Gazetenin ağırlıklı olarak yayın yaptığı alanlar

2.    Gazetede haber ve bilginin yorumlu veya yorumsuz sunulması

3.    Gazetenin yayın periyodu

4.    Gazetede yazı dışı kullanılan materyal

5.    Gazetenin fiziki özellikleri”
olarak belirlemektedir. Kısa süreli belleğin kullanılmasında bu anlam
birimleri son derece önemlidir.

Cüceloğlu (1991: 173) kısa süreli belleğin ortalama yedi birimlik
bir kapasitesi olduğunu, bazı kişilerin beş birimden bazılarınınsa dokuz
birimden sonra kısa süreli belleklerinde hata yapmaya başladığını belirte¬
rek kısa süreli belleğin kapasitesini 7±2 birim şeklinde formülleştirmek¬
tedir. Bir tanım veya açıklama içinde yer alan anlam birimlerinin sayısı¬
nın bellek özelliklerine uygun ol
ması sözlüğün verimini arttıracaktır. Bu
sebeple hazırlanan bir ilköğretim sözlüğü yayımlanmadan önce hedefle¬
diği yaş düzeyindeki öğrencilerde denenmeli, öğrencilerden alınacak
sonuçlara göre gerekli düzenlemeler yapılarak yayımlanmalıdır. Sözlükte,
bir tanımda veya açıklamada yer alan anlam birimler, sözlükbirimin an¬
lamı açısından en kritik olanı vurgulanacak şekilde dizilmelidir.

4.    Sözlükbirimlerin birden çok anlamı verilirken önem sırası göze-
tilmeli, öğrencilerin karşılaşma ihtimali olan anlamları sözlüklere alın¬
malıdır.

İlköğretim sözlüklerinin hazırlanmasında hacim sorunu yüzünden,
madde başlarının bütün anlamları alınmayabilir. Bu sebeple, maddeler
açıklanırken
temel anlam mutlaka ilk sırada verilmelidir. Diğer anlamla¬
rın seçilmesi ve sıralanmasında, gerek günlük hayattaki sıklığı gerekse
öğrencilerin derslerde karşılaşma ihtimali dikkate alınmalıdır.

5.    Madde başlarının belirlenmesinde Türkçenin şekil bilgisi özel¬
likleri dikkate alınmalıdır.

Aynı kök ya da gövdeden türemiş kelimelerin ilköğretim sözlükle¬
rinde yer alması öğrencilerin
şekil bilgisi farkındalığını (Karadağ ve
Kurudayıoğlu 2010) arttıracak, Türkçenin kelime türetme özelliğinin
kelime anlamını çözmede kullanılmasını sağlayacaktır. Aynı kökten türe¬
yen kelimeler alfabetik dizimde bir arada bulunacağından, yapım ekleri¬
nin kelime türetme işlevi öğrenciler tarafından kavranabilir ve aynı eklere
başka kelimelerde rastlayan öğrenci kelimenin anlamını çözebilir.

6.    Yabancı kökenli kelimelerin öncelikle Türkçe karşılığı verilmeli,
sonra tanım ya da açıklaması yapılmalı; Türkçe kelimelerin ise öncelikle
tanım ya da açıklaması yapılmalı, sonra eş ve zıt anlamları verilmelidir.

Yabancı kelimelerin Türkçe karşılıklarının öğrenilmesi ve kulla¬
nılması dil duyarlılığı açısından önem taşır. Bu açıdan madde başı olan
yabancı kökenli kelimelerin öncelikle Türkçe karşılıkları verilmelidir.
İhtiyaç duyulması durumunda tanım ya da açıklama yapılmalıdır.

Türkçe kelimelerin anlamları ise öncelikle tanım ya da açıklamayla
karşılanmalıdır. Söz varlığı gelişimi açısından kelimelerin eş ve zıt an¬
lamlarının bilinmesi önemlidir. Özellikle zıt anlamın sözlüklerde yer
alması kelimenin öğrencinin zihninde kalıcı olmasını sağlayacaktır.

7. Türkçede sık kullanılan deyim ve atasözlerinin ilköğretim söz¬
lüklerinde yer alması gerekir.

Deyimler, dil becerileri arasında aktarım yapmaya olanak sağlaya¬
rak söz varlığının gelişmesine katkı sağlamaktadır (Baş 2010). Türkçede-
ki bütün deyimlerin ve atasözlerinin ilköğretim sözlüklerinde yer alması
mümkün değildir. Bu sebeple Türkçenin genel kullanımında ve çocuk
edebiyatı ürünlerinde en sık karşılaşılan ve ders kitaplarında yer alan
deyimlerin sözlüklere alınması uygun olacaktır. Atasözleri için de aynı
yol izlenebilir.

V. Sonuç

Bu çalışmada ilköğretim Türkçe sözlüklerinin hazırlanmasında kul¬
lanılacak temel ölçütler belirlenmeye çalışılmıştır. İlköğretim öğrencileri¬
nin ihtiyaçlarını en ideal biçimde karşılayacak, öğrencilerin ilgisini çeke¬
cek ve onların söz varlığını geliştirmeye yardımcı olacak sözlüklerin ha¬
zırlanması büyük önem taşımaktadır. Sözlük hazırlamada en temel nokta,
sözlük hazırlama amacının belirlenmesi ve bu amaç doğrultusunda hedef
kitlenin özelliklerinden hareket edilmesidir.

İlköğretim sözlüklerinin hazırlanmasında temel çıkış noktası, öğ¬
renci ihtiyaçlarının belirlenmesi, öğrencilerin gelişim özelliklerinin ve
eğitim-öğretim ortamında karşılaşacakları içeriklerin bilinmesi olmalıdır.
Genel sözlüklerden kısaltma yoluyla hazırlanan sözlükler, bu özellikleri
dikkate almadığından, hedef kitlenin ihtiyaçlarını karşılamak bakımından
yetersiz kalmaktadır.

İlköğretim öğrencileri, her bakımdan gelişim çağında yer alırlar.
Söz varlığı gelişimleri de buna paraleldir. Söz varlığının beslenmesinde,
okuma ve dinleme becerileri etkin rol oynar. Bu becerilerin kullanılması
sırasında, öğrenciler sık sık bilmedikleri söz varlığı unsurları ile karşıla¬
şır. Okul sözlükleri bu bakımdan önemli yardımcılardır.

İlköğretim sözlükleri biçimsel özellikler bakımından özenle hazır-
lanmalıdır. Sözlüklerin taşınabilir olması, kapağının ve cildinin kaliteli
olması, tasarımının albeni oluşturması, yazı tipinin sade, yazı büyüklüğü¬
nün seviyeye uygun olması ve baskı-renk kalitesinin yüksek olması söz¬
lük kullanma alışkanlığını olumlu etkileyecektir.

İlköğretim sözlükleri içerik/kapsam açısından, öğrenci başvurusu¬
nu karşılamalıdır. Maddelerin tanımlanmasında ve açıklanmasında öğren¬
ci seviyesi göz önünde bulundurulmalı ve anlam birimlerinin oluşturul¬
masında öğrencilerin bellek özelliklerini dikkate almalı, anlam birimle¬
rinden önemli olanları vurgulanmalıdır. Sözlükbirimlerin birden çok an¬
lamı verilirken önem sırası gözetilmeli, öğrencilerin karşılaşma ihtimali¬
nin yüksek olduğu anlamlar, sözlüklere öncelikli olarak alınmalıdır. Ya¬
bancı kökenli kelimelerde, öncelikle Türkçe karşılık verilmeli, sonra ta¬
nım ya da açıklama yapılmalıdır. Türkçe kelimelerin ise öncelikle tanım
ya da açıklaması yapılmalı, sonra eş, zıt anlamları vb. verilmelidir. Söz¬
lüklerde madde başlarının verilmesinde Türkçenin şekil bilgisi özellikleri
dikkate alınmalıdır. Son olarak, Türkçede sık kullanılan deyim ve atasöz¬
leri ilköğretim Türkçe sözlüklerinde yer almalıdır.

KAYNAKÇA

AKSAN, Doğan (1998), Her Yönüyle Dil, Ana Çizgileriyle Dilbilim, C.III. TDK
Yay., Ankara.

BAŞ, Bayram (2006), 1985-2005 Yılları Arasında Çocuk Edebiyatı Sahasında
Yazılmış Tahkiyeli Metinlerin Söz Varlığı Üzerine Bir Araştırma,
(Gazi
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora Te-
zi),Ankara.

BAŞ, Bayram (2010), “Söz Varlığının Oluşumu ve Gelişiminde Çocuk Edebiya¬
tının Rolü”,
Türklük Bilimi Araştırmaları, (27), s. 137-159.

BOZ, Erdoğan (2009), “Sözlükbirimlerin Tanımlanmasına Anlambilimsel Bir
Bakış”,
Turkish Studies, 4(4), s. 172-183.

CÜCELOĞLU, Doğan (1991), İnsan ve Davranışı, Remzi Kitabevi, İstanbul.

DOLUNAY, M. Metin (2009), İlköğretim Okulları İçin Türkçe Sözlük, Morpa
Kültür Yay., İstanbul
GÖZ, İlyas (2003),
Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü, TDK Yay., Ankara.
GÜZEL, Abdurrahman-KARADAĞ, Özay (2011), “Türkçe Eğitimi Açısından
Okul Sözlükleri”,
III. Uluslar Arası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu Bil¬
diri Kitabı
(Ed. İlyas Yazar), Kanyılmaz Matbaası, İzmir.

İPEK EĞİLMEZ, Nigâr (2010), İlköğretim Türkçe Ders Kitaplarındaki Söz Var¬
lığının İlköğretim Dördüncü Sınıf Öğrencilerinin Yazılı Anlatımlarına Ak¬
tarımı,
(Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış
Doktora Tezi), Bursa.

KARA, Selahattin (Tarihsiz-a), 1-2-3-4-5. Sınıflar İçin Yeni Türkçe Sözlük, Berk
Yayın Dağıtım, Ankara.

KARA, Selahattin (Tarihsiz-b), 6-7-8. Sınıflar İçin Yeni Türkçe Sözlük, Berk
Yayın Dağıtım, Ankara.

KARADAĞ, Özay-KURUDAYIOĞLU, Mehmet (2010), “Türkçe Kelime Tü¬
retme Özelliğinin İlköğretim Öğrencilerinin Yazılı Anlatımlarına Yansı¬
ması”,
Türklük Bilimi Araştırmaları, (27), s. 437-455.

KOCAMAN, Ahmet (1998), “Dilbilim, Sözlük, Sözlükçülük”, Kebikeç İnsan
Bilimleri İçin Kaynak Araştırması Dergisi,
S. 6, Ankara, s. 111-113.

MEB Komisyon (2011), İlköğretim 6 Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı, MEB
Yay., Ankara.

MEB (2005), İlköğretim Türkçe Dersi (1-5. Sınıflar) Öğretim Programı, Millî
Eğitim Yayınevi, Ankara:

MEB (2006), İlköğretim Türkçe Dersi (6, 7, 8. Sınıflar) Öğretim Programı, Millî
Eğitim Yayınevi, Ankara.

ONAN, Bilginer (2005), İlköğretim İkinci Kademe Türkçe Öğretiminde Dil Yapı¬
larının Anlama Becerilerini (Okuma /Dinleme) Geliştirmedeki Rolü,
(Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora
Tezi), Ankara.

PÜSKÜLLÜOĞLU, Ali (2009), İlköğretim Türkçe Sözlük, Arkadaş Yay., Anka¬
ra.

SEZGİN, Fatin (1992), Dil ve Edebiyatta İstatistik ve Bilgisayar Uygulamaları,
Dergâh Yay., İstanbul.

SOYLU KOYUNCU, Sevgi ve KAPTAN, Ata Yakup, (2005), “Çocuk Kitapla¬
rında Görsel Anlatım ve Tasarım Sorunları”,
Hece, (Çocuk Edebiyatı
Özel Sayısı), (104-105/Özel Sayı:10), s. 256-262.

TDK Komisyon (2005), Türkçe Sözlük, TDK Yay., Ankara.

TDK Komisyon (2009), İlköğretim Okulları İçin Türkçe Sözlük, TDK Yay.,
Ankara.

TERES, Ersin (2009), İlköğretim Okulları İçin Türkçe Sözlük, Altın Bilgi Yay.,
İstanbul.

YAMAN, Havva (2010), “İlköğretim İkinci Kademe Öğrencilerinin Sözlük
Kullanma Alışkanlıkları Üzerine Bir Değerlendirme”,
Türklük Bilimi
Araştırmaları,
(27), s. 735-751.

1

   Sözlüğün kapağında “2004 İmla Klavuzuna Göre Düzenlenmiştir.” üst
başlığı yer almaktadır. Bu ifadeden sözlüğün 2004 yılından sonra
yayımlandığı sonucu çıkarılabilir.

2

   Sözlüğün kapağında “2004 İmla Klavuzuna Göre Düzenlenmiştir.” üst
başlığı yer almaktadır. Bu ifadeden sözlüğün 2004 yılından sonra
yayımlandığı sonucu çıkarılabilir.

3

Altın Bilgi Yayınları yayımlanan İlköğretim Okulları İçin Türkçe Sözlük
(Teres 2009) 9x13cm boyutlarında, cilt kalınlığı 2cm, 672 sayfa ve ince ikin¬
ci hamur kâğıttan hazırlanmıştır. Arkadaş Yayınevi’nin yayımladığı
İlköğre¬
tim Türkçe Sözlük
(Püsküllüoğlu 2009) 10,5x14cm boyutlarında, cilt kalınlığı
4cm, 621 sayfa ve kalın ikinci hamur kâğıttan hazırlanmıştır. Bu iki sözlüğün
sayfa sayıları arasında çok büyük farklılık olmamasına rağmen cilt kalınlıkla¬
rı arasındaki farklılık, kullanılan kâğıdın cinsinden kaynaklanmaktadır. Türk
Dil Kurumu tarafından hazırlanan
İlköğretim Okulları İçin Türkçe Sözlük
(Komisyon 2009) 10x15 boyutlarında, cilt kalınlığı 3,5cm, 774 sayfa ve bi¬
rinci hamur kâğıttan hazırlanmıştır. Milliyet Gazetesi tarafından okuyucuları¬
na verilen Morpa Yayınevi’nin yayımladığı
İlköğretim Okulları İçin Türkçe
Sözlük
(Dolunay 2009) 12x19 boyutlarında, cilt kalınlığı 4cm, 687 sayfa ve
kalın ikinci hamur kâğıttan hazırlanmıştır.